Kimilerine göre Susurluk kazası kimilerine göre Susurluk skandalı kimilerine göre ise Susurluk suikastı olarak görüldü. Aslında herkesin söylediği bir parça doğru ancak eksiktir. İşte o eksikleri bu yazımda elimden geldiğince tamamlamaya çalışacağım.
Öncelikle Susurluk kazasında olanları bir hatırlayalım ardından önce kazanın göz önündeki aktörlerini sonrada arka planda kalanlara bakalım.
Tarih 3 Kasım 1996 yer Susurluk ilçesi uçak yolu mevki. İstanbul yoluna seyir halinde olan 06 AC 600 plakalı Mercedes markalı otomobil yol üzerindeki benzin istasyonundan çıkan kamyona arkadan çarpıyor,kazada otomobilde yer alan 4 kişiden 3'ü ölürken biri ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılıyor. Buraya kadar herşey normal trafik kazası gibi görünüyordu ancak aradan geçen saatlerde işin rengi çok değişti. Kazada ölen kişilerin İstanbul eski emniyet müdür yardımcısı HÜSEYİN KOCADAĞ Mehmet Özbay kimliğinde ABDULLAH ÇATLI ve GONCA US isimli bir kadın olduğu anlaşıldı yaralanan kişininde DYP (Doğru Yol Partisi) Şanlıurfa milletvekili SEDAT EDİP BUCAK olduğu anlaşılınca Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü.Ortaya çıkan ilişkiler ve iddialar kamuoyunda değişik boyutlarıyla tartışılır hale geldi. Susurluk Araştırma Komisyonu başkanı Mehmet Elkatmış bir röportajında şunları ifade etmektedir:
" Olay büyük bir olay ama olayın oluşuda kuşkulu,olayın üzerinde de sır perdesi var çünkü bir takım hesaplaşmalar var,bir takım kamu kurumları arasında hesaplaşmalar var. O hesaplaşmalar neticesinde bu olduğuna çok ciddi iddialar var "
Kazada kamyon şoförü Hasan Gökçe 8 de 6 oranında kusurlu bulundu. Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne bir kişininde yaralanmasına yol açmak suçundan 26 Mayıs 1997'de 3 yıl hapis cezasına çaptırıldı. Hapis cezası da daha sonra ağır para cezasına çevrildi.
Medya' nın kazadan sonra olayı siyasetçi, polis ve mafya üçgeni içinde gündemden düşürmemesi sebebiyle konu Susurluk skandalı adıyla hafızalara kazandı.
Susurluk kazası ile ilgili hazırlanılan 42 maddelik ana iddianamesinde: " Yasa dışı bölücü terör örgütlerine destek veren kişilerle hukuki yollarla mücadele edebilmek imkanı bulunmadığını düşünen bir kısım görevlilerin teşekkül oluşturdukları, ve bu teşekkülde ki şahısların artık kontrol edilemez boyutlara ulaştığı görülmüştür" denildi.
Yargılama aşamasında sanıkların tamamı 290 içinde tahliye edildiler. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı kazadan sonra ortaya atılan iddialar arasında adı geçince dönemin iç işleri bakanı MEHMET AĞAR'la DYP Şanlıurfa milletvekili Sedat E. Bucak hakkında dokunulmazlıkların kaldırılması istemiyle fezleke hazırladı. Başsavcılık 11 Aralık 1997'de meclis genel kurulunda yapılan oylama sonucu yasama dokunulmazlıkları kaldırılan Ağa ve Bucak hakkında hapis cezası gerektiren kamu davası açtı ancak Devlet Güvenlik Mahkemesi Ağar'ın yüce divanda yargılanabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verdi.
SEDAT BUCAK VE ABDULLAH ÇATLININ GİZEMLİ ÇANTASI
Uzun yıllar konu medyanın dilinden düşmemiş olsa da ortaya çıkan soru işaretlerinin neredeyse hiçbirine yanıt bulunamadı. Mahkeme kararları da kimseyi tatmin etmedi. Bir şeylerin gizlendiği şüphesi hep zihinleri kemirdi. Kazada yaralı çıkan Sedat Bucağın hafızasını kaybettiği ileri sürüldü. Mahkeme Bucak hakkında beraat kararı verdi ancak karar yargıtayca bozuldu. Sedat Bucağın Abdullah Çatlı ile ilişkilerine dikkat çeken Yüksek Mahkeme onun yargılanmasına hükmetti. Konu tekrar manşetlere taşındı. İşte böylesi bir atmosferde Sedat Bucak meşhur çanta restini çekti.
Yargıtayın Bucağın beraat kararını bozmasıyla işler karıştı yargılama yeniden başladı ancak bu sefer Çatlının Susurluk kazasında kaybolan özel çantasında ki bazı gizli belgeleri ve fotoğrafları mahkemeye sundu. Bucak aslında bu hareketiyle kendisini korumaya çalışırken bir anda tabiri caizse kendi topuğuna sıkmış oluyordu. Çünkü Abdullah Çatlının çantasını saklıyor ve Susurluk kazası davasında önemli bir delili o güne kadar mahkemeden saklıyordu. Belgelerin Devlet sırrı olduğunu ve ortaya çıkmasının Devlete zarar vereceğini söyleyerek kendini savundu. Susurluk davasının hakimi Sedat Karagül; Abdullah Çatlının generallerle çekilmiş fotoğraflarının delil olarak gösterilmesinin Bucağın birilerine mesaj vermek istediği yorumu yapmıştı.
ERGENEKON DAVASI VE SUSURLUK KAZASI İLİŞKİLERİ Susurluğun kayıp çantası daha sonra Ergenekon davasında ortaya çıktı. Davanın tutuklu sanıklarından Sami Hoştan 2 Şubat 2009 tarihinde yapılan duruşmada söz isteyerek Çatlı'nın çantası bende açıklamasını yaptı ve çantayı götüreceğini söyledi. Bu açıklama kamuoyunda bomba etkisi yarattı.
Ergenekon davasında Susurluk kazası ile ilgili yaşanan gelişmelerden biri de Tuncay Güney'in 2001 yılında İstanbul emniyetinde yapılan sorgusunun video kayıtlarının ortaya çıkması ile yaşandı. Kayıtlarda Susurluk kazasının arka planına ilişkin açıklamalar da bulunuyordu. İşte Tuncay Güneyin o açıklamaları:
"İki Susurluk oldu. Bir daha üzerimizden buldozer gibi geçerlerse bu hareket şey olmaz. Yani Yeşil'in ( Mahmut Yıldırım) ölü olması demek onların üzerinden geçiyor demektir"
Kazanın ardından Başbakan Mesut Yılmaz Başbakan teftiş kurulu başkanı Kutlu Savaş'ın konuyu incelemesi için tam yetkiyle görevlendirdi. Kutlu Savaş'ın hazırladığı 124 sayfalık raporun 12 sayfası Devlet sırları içerdiği gerekçesiyle gizli kalmıştı. Ancak raporun tam metni Ergenekon sanıklarında çıktı. Fakat asıl skandal Ergenekon davasının 5 Ağustos 2009 tarihindeki duruşmasında yaşandı. Susurluk raporunun orjinalinin Başbakanlık teftiş kurulunda bulunmadığı ortaya çıktı.
SUSURLUK TANIĞI 5 ESRARENGİZ ÖLÜM
Susurluk tanığı 5 esrarengiz ölümünde aralarında MİT görevlisi Ertuğrul Berkman, Susurluk ilişkilerine düşen Başbakanlık Hukuk müşaviri Akman Akyürek , sırlara meraklı milletvekili Bedri İncetahtacı, ve Abdullah Çatlı'nın iş ortağı MHP'li iş adamı Efraim Barut. Hepsinin ölümü de tıpkı
Susurluk kazasında olduğu gibi trafik kazalarıyla oldu.
Bundan yaklaşık olarak 22 yıl önce 3 Kasım 1996 tarihinde 06 AC 600 plakalı Mercedes markalı otomobil yol üzerindeki benzin istasyonundan çıkan kamyona arkadan çarpmasıyla meydana gelen Susurluk kazasıyla ortaya çıkan karanlık ilişkiler ve aradan geçen onca yılda yanıt bulunamamış soru işaretlerini ele aldım bu yazımda. Eksik olan parçaları tamamlamaya çalıştım görünen o ki önümüzdeki dönemde de Susurluk kazası gündemde olmaya devam edecektir.
FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER- SUSURLUK KAZASI
Reviewed by Bünyamin Kurt
on
Nisan 12, 2018
Rating:






Hiç yorum yok: