Uluslarası girişimciler, uluslararası yatırımcılar yada uluslararası alanda yönetim sürecini hayata geçiren yöneticilerin iki tane temel hatası nedir? Siyasal ortamın tarihçesi'nin aşamaları nelerdir? Uluslararası İşletmecilikte hangi siyasal ve iktisadi sistemler bulunmaktadır? Uluslararası İşletmeciliği etkileyen Politik güçler ve Politik risk süreci nelerdir?İKİ TEMEL HATA
1.Ana ülkemizin siyasal düzeyi neyse ev sahibi ülkede de aynı düzeyi aramak.
Bu aynı düzey belki düşük belki yüksek bir düzey olabilir ama sonuçta yatırımcılar olarak kendi ülkemizde gördüğümüzü yatırım olarak gittiğimiz ülkede aramamak gerekmektedir.
2.Değerlerle ilgili meseleler.
İyi-kötü, güzel-çirkin,mantıklı-mantıksız gibi kavramların siyasetleri ya da siyasalarını (politik sistemleri) karşılaştırırken çok fazla anlamı yoktur. Yine bu tür değerlerin oranın tarihi,oranın kültürü oranın ekonomik politiği içinde şekillendiğini dikkate almak gerekmektedir.
SİYASAL ORTAMIN TARİHÇESİ
Sanayi devrimini milat olarak kabul edecek olursak siyasal ortamın tarihçesinin üç aşamadan oluştuğunu görüyoruz.
1.Balayı aşaması.
Hem işletmelerin hemde devletlerin Uluslararası İşletmeciliği arzuladığı ve bu anlamda da birbirlerine çok fazla dokunmadıkları birbirlerine serbestlik tanıdıkları, siyasetin işletmeciliğe karışmadığı,büyük şirketlerin de siyasete karışmadığı bir dönemdir. Bu dönem 1800'lerin ortası sanayi devriminin tamamlandığı yıllardan birinci dünya savaşına kadar olan dönemdir.
2.Uyum aşaması.
İkinci dünya savaşından sonra özellikle 90 lara kadar olan aşamadır. Özellikle Avrupa ve Amerika'daki devletler refah devleti prensiplerini hayata geçirmeye çalışan devletler olarak göze çarpmaktadır. Bunu yaparken yüksek vergilendirme politikasına başvurdular.Bu dönemde kurumlar vergisi oldukça yüksektir.
3.Anlaşma aşaması
90'lardan sonra daha çok NAFTA , AVRUPA BİRLİĞİ gibi anlaşmaların konuşulduğu bir süreçtir.
SİYASAL SİSTEM
Siyasal sistem (siyasa) bir ülkedeki, hakimiyet güç anlamına gelen egemenlik sistemidir.Güç, bir memlekette kimin elinde olacak sorunun cevabı da yine siyasal sistemi belirlemektedir. Uluslararası işletmecilikte siyasa iki boyutta değerlendirilir. 1) Toplulukçuluk ve Bireycilik 2)Demokrasi ve Totalitercilik.
Toplulukçuluk ve Bireycilik sistemi,sistemin ne ölçüde toplulukçu ne ölçüde bireyci olduğunu ifade etmektedir. Toplulukçuluk anlayışı, topluluğun hedefleri,topluluğun mutluluğu ,topluluğun çıkarları,bireylerin mutluluğu ve çıkarları önünde yer alması gerektiğini savunurken bireycilik anlayışı bunun tam tersi yani bireylerin mutluluğu ve çıkarlarının topluluğun kimin önünde yer alması gerektiğini savunmaktadır.
Demokrasi insanların doğrudan yada temsilcilerin aracılığıyla kendi kendine yönettikleri bir siyasa dır. Genellikle mülkiyet haklarıyla beraber var olur. Siyasal mülkiyet haklarına medeni haklar da eklenirse liberal (özgürlükçü) demokrasiden bahsetmek mümkündür. Saf demokrasi,yurttaşların karar almaya doğrudan katılmaları gerektiği inancına dayanır.
Totaliterlik bir kişinin yada siyasal partinin insan yaşamının tüm kesimlerinde mutlak denetim sergilediği ve rakip siyasal oluşumları yasakladığı hükümet biçimidir. Komunist( Çin, kuzey Kore, Küba ) teokratik-dini prensiplere dayalı-(İran,Suudi Arabistan ),kabile(Tanzanya,Uganda,Kenya) ve sağ( nazi Almanyası) gibi farklı totaliterlik biçimleri bulunmaktadır.
İKTİSADİ SİSTEM
Bir ülkenin iktisadi sisteminden bahsederken, o ülkenin üretim araçları ( emek , sermaye , doğal kaynak , girişimcilik ) dağıtım mekanizması ( ürün ve hizmetlerin müşteriye ulaştırılması ) ve fiyat süreçlerinden ( değişim karşılığında ortaya çıkan bedeller ) bahsedildiği anlaşılmaktadır. İktisadi sistem PİYASA EKONOMİSİ ,MERKEZ PLANLI EKONOMİ ve KARMA EKONOMİSİ olarak üçe ayrılmaktadır.
1.PİYASA EKONOMİSİ
Tüm üretim faaliyetlerinin özel mülkiyet altında olduğu ve üretimin temelinde arz ve talep arasındaki etkileşimin sonucunda belirlendiği sistemdir. Piyasa ekonomisi hakkında yapılan yaygın bir hata da piyasa ekonomisi=kapitalizm denklemidir. Piyasa ekonomisin kapitalizm den farklı olduğunu bilinmesinde fayda vardır. Piyasa ekonomisinden kastettiğimiz pazar (market)sistemidir. Arz ve talebin etkileşiminde fiyat dağıtımının ve üretim miktarının belirlendiği ve devletin daha çok hakem ya da kural koyucu olduğu sistemdir.
2.MERKEZİ PLANLI EKONOMİ
Merkezi planlı ekonomi, piyasa ekonomisinin aksine bir aktörün herşeyin hakimi olduğu bir sistemdir. Devlet ülkenin üreteceği tüm mal ve hizmetlerinin miktarı ve ürünlerin fiyatlarını planlıyor ve denetliyor. Tüm işletmelerin sahibi devlet ve kaynak dağıtımı tamamen devletin refahı için devlet tarafından gerçekleştiriliyor. Maliyetleri ve verimliliği denetlemek için , verimliliği özendirmek için hiçbir mekanizma bulunmamaktadır.
3.KARMA EKONOMİSİ
Ekonominin bazı sektörlerinin özel sahipliğe ve piyasa mekanizmalarına bakılırken, diğer sektörlerde devletin sahipliği ve hükümet planlaması söz konusudur. Hükümetler ulusal güvenlik için önemli olduğunu düşündükleri sektörde firmalara sahip olmayı sürdürme eğilimindedirler.
ULUSLARASI İŞLETMECİLİĞE ETKİLEYEN POLİTİK GÜÇLER VE POLİTİK RİSK SÜRECİ
Bir kere ülkelerin dış politikaları önemlidir. Dış ticaret kararları ve milli sanayinin yabancı yatırımcılar karşısında devlet eliyle korunması en önemli problemdir. Çok uluslu girişimler ve siyaset ilişkisi. Çok uluslu işletmeler ev sahibi ülkelerde ve dünya politikasında aktif ve güçlü bir şekilde bir etkende olabilirler. Örneğin, ikinci dünya savaşından sonra devlet kadar güçlü şirketler ortaya çıktı ve şirketler böyle güce sahip olunca siyaseti manipüle etmeye başladılar. Ayrıca çok uluslu işletmeler, çıkarları için bir çok siyasal olumsuzluğa yol açabilirler yani şirketler bir takım adayları kontrolsüz bir şekilde destekleyebiliyor. Buna en güzel örnek terörizm olacaktır,zaman zaman çok uluslu şirketler kendi çıkarları doğrultusunda terör örgütlerini bir maşa olarak kullanabiliyor.
Çok uluslu işletmeler üç tip risk ile karşılaşabilir.
1.Mülkiyet riski
İşletmelerin sahip olduğu mal ve sermayenin başkaları tarafından keyfi olarak ellerinden alınma durumu. Bu durum riskin düşük olduğu durumdur çünkü uluslararası firmalar öncelikle herhangi bir ülkeden ülkeye mülkiyet riskinin var olup olmadığını araştırırlar.
2.İşletim riski
Herhangi bir işletmenin yönetilmesinde faaliyetlerini sürdürmesinde bir takım riskler vardır. Devletler keyfi bir şekilde o faaliyetlere müdahele edebilir.
3.Transfer riski
Transfer riskini şu şekilde anlatabiliriz. Ülkeler arasında fon transferi , serbest mi? kontrol altında mı? yani işletmeler ev sahibi ülkede kazandığını hiçbir kıstasa tabi olmadan kendi ülkelerine yada üçüncü bir ülkeye aktarabiliyor mu ?
ULUSLARARASI İŞLETMECİLİK VE SİYASAL GÜÇ
Reviewed by Bünyamin Kurt
on
Nisan 08, 2018
Rating:
Reviewed by Bünyamin Kurt
on
Nisan 08, 2018
Rating:


Hiç yorum yok: